KAYGI KONUSUNDA BİR “ÇEMBER” VARDIR
Dış dünyanın tehditlerine karşı çocuk, ebeveynlerinin gösterdiği bakım tarafından korunur, ancak bu güvenliğin bedeli, onu dış dünyanın tehlikelerine karşı savunmasız bırakacak olan sevgi yitimine dair duyulan kaygıdır. (Freud)
Yani: Ebeveynlerim beni çocukken dış dünyanın zararlarından korur – bu paha biçilmez bir yardımdır. Ama böylece, bu koruyucu varlığa bağımlı hale gelirim. Peki, beni ebeveyne olan bu bağımlılıktan doğan kaygıdan kim koruyacak? Gerçeğe dair bir kaygıyı yitiren kişi, onun yerine daha incelmiş ama özünde çok daha acı verici başka bir kaygıyı kazanır – bu kez meselenin merkezinde sevgi vardır.
Böylece, sevgi yitiminin doğurduğu kaygının içselleştirilmesi tamamlanmış olur.
***
KISKANÇLIK ARZUNUN BİTTİĞİ YER MİDİR, YOKSA BAŞLADIĞI YER Mİ?
Ruhun çocuğu kıskançlıktır; ancak o, psikanalizin raflarında bir kavramdan ziyade soluduğumuz hava kadar tanıdık bir duygu olarak saklanır. Paul-Laurent Assoun, Kıskançlık: Psikanalitik Dersler’de bizi gündelik hayatın en yakıcı, en mahrem ve en çalkantılı deneyimlerinden birini araştırmaya davet ediyor. Bir bebekten bir azize, bir katilden bir Tanrı figürüne kadar herkesin paylaştığı bu evrensel sancı sadece bir rakibe duyulan öfke midir, yoksa arzunun ta kendisini mi peydah eder? Lacan’ın tarif ettiği o kıskanç-hazdan Proust’un saplantılı araştırmalarına, Freud’un ilkel babasından edebiyatın kanlı sahnelerine uzanan bu dersler, kıskançlığı bir hastalık değil ama öznelliğin kurucu bir parçası olarak yeniden tanımlıyor. Assoun, jaluzi perdelerin arkasından bakan o meraklı gözü; mazoşistçe bir hazla beslenen o sessiz sitemi ve yalnızca bana ait olsun diyen o ilkel haykırışı psikanaliz merceğiyle inceliyor. Hem kendi kıskançlığıyla yüzleşmekten korkmayan hem de aşkın ve nefretin bilinçdışı kimyasını çözmek isteyenler için bir başvuru kaynağı. Kendinizi acının ve hazzın arasında, tehlikeli ama büyüleyici salıncakta sallanırken bulmaya hazır olun.Paris VII Üniversitesi profesörü ve psikanalist olan Paul-Laurent ASSOUN, psikanalizin teorik ve klinik boyutları üzerine otuz kadar eser kaleme almıştır.


